Budama
BUDAMANIN
ÖNEMİ
Dünya’da
tarımsal faaliyetlerin tarihçesi çok eski zamanlara
dayanmaktadır. Tüm zamanlarda tarım, insanoğlunun temel
ihtiyacı olması sebebiyle popülaritesini muhafaza etmiştir.
Artan dünya nüfusu ve üretim alanlarının kısıtlı olması
sebebiyle ihtiyaçlar arttıkça bilim adamları birim alandan
daha fazla ürün alabilmenin yollarını aramışlardır.
Meyvecilik alanında son yıllarda kaydedilen gelişmeler ümit
vericidir. Örneğin elma yetiştiriciliğinde yoğun dikime
imkan sağlayan elma klon anaçlarının (M9, MM106 vb.)
bulunması ve pratikte aşırı rağbet görmesi bunun en güzel
örneğidir. Ancak yeni üretim tekniklerini kabul etme yanında
bu tekniklerin gerektirdiği kültürel işlemleri de kabul
etmek ve uygulamak çok önemlidir.
Ülkemizde yeni yeni kurulmaya başlayan modern bahçeler Ülke
meyveciliği açısından olumlu gelişmeler olmakla birlikte bu
bahçelerin gerektirdiği kültürel işlemlerin bilinmemesi ise
son derece düşündürücüdür. Bu kültürel işlemlerin
uygulanması açısından modern bahçeler büyük kolaylıklar
sağlamakta ancak bu bahçeler klasik bahçelere göre daha çok
özen istemektedirler.
Özen
gösterilmesi gereken konulardan biri de budama ve
terbiyedir. Gerek klasik bahçeler gerekse modern bahçelerde
ilk yıllarda uygulanan terbiye işlemleri ve ağacın ömrü
boyunca yapılan budama; verimi, meyve kalitesini ve ağacın
sağlığını direkt etkilemektedir. Gerektiği şekilde yapılan
terbiye ve budama sonucunda;
İlerleyen yıllarda ağacın meyve yükünü taşıyacak olan dallar
ağaç etrafında eşit oranda dağıtılacağı için uygun bir taç
elde edilecek,
Böyle
bir taç oluşumu ile güneş ışığının ağacın iç kısımlarına
maksimum girişi sağlanacağından meyve gözü oluşumu ve
kaliteli meyve rengi elde edilecek,
Taç
içerisinde fazlalık yaratan dal olmayacağı için zirai
mücadele ilaçları iç kısımlara tam nüfuz edecek, hastalık ve
zararlılarla savaşta istenilen sonuçlar alınabilecek,
Budamanın bodurlaştırıcı etkisinden dolayı budanan ağaçlar
budanmayan ağaçlara daha küçük hacimli olacak, böylece hasat
ve meyve seyreltmesi gibi kültürel işlemler daha kolay
yapılacak,
Budama
esnasında ağaç üzerinde meyve dalı seyreltmesi de
yapılabildiği için özellikle periyodisiteye eğilimli olan
çeşitlerde doğal olarak meyve seyreltmesi yapılmış
olacaktır.
Ancak
budama ve terbiye gerektiği gibi yapılmadığı taktirde büyük
beklentilerle kurulan meyve bahçelerinde beklentilerin tam
tersi sonuçlar ortaya çıkacaktır.
2.
BUDAMANIN AMAÇLARI
Budamanın, meyve verim ve kalitesini arttırmaya yönelik
değişik amaçları vardır. Bunları maddeler halinde sıralamak
gerekirse;
-
Gövde üzerinde düzenli ve dengeli bir taç oluşumu
sağlamak ,
-
Meyve ağaçlarında gençlik kısırlığı denilen verimsiz
dönemi mümkün olduğu kadar kısa tutmak,
-
Meyve ağaçlarının bakımını, meyvelerin derimini,
zararlılarla savaş vb. teknik işleri kolaylaştırmak,
-
Kurumuş, hastalıklı, ekolojik ve mekanik etkilerle
zararlanmış, kırılmış dallar ile birbiri üzerine binmiş ya
da dar açılı dalları kesmek,
-
Güneş ışığının ağacın iç kısımlarına daha iyi
girmesini sağlamak,
-
Periyodisite denilen ağaçların bir yıl çok, bir yıl
az ürün vermesini önlemek ve her yıl düzenli ürün almak,
-
Meyve kalitesini iyileştirmek,
-
Dikimin ilk yıllarında yapılan budama ile ilerleyen
yıllardaki meyve yükünü taşıyabilecek olan dalları
oluşturmak ve ağaca iyi bir şekil vermektir.
3.
BUDAMA ZAMANI
Budama zamanı, meyve ağacının büyümesini, kesimlere karşı
göstereceği tepkiyi, verimini ve ekonomik ömrünü etkiler.
Budama kış ve yaz (yeşil ) olmak üzere iki ayrı mevsimde
yapılabilir.
3.1. Kış
budama zamanı
Kış budaması için en uygun dönem, ağaçların yapraklarını
dökmesinden ilkbaharda gözler uyanmasına kadar geçen
dönemdir. Kışı ılık geçen yerlerde meyve ağaçları kış
dinlenmesine girmelerinden hemen sonra budanabilirler. Çünkü
bu dönemde meyvecilik bölgelerinde içgücü yoğunluğu az
olduğundan işçi bulmak daha kolaydır. Ancak kışı sert geçen
yerlerde şiddetli donlardan önce, budamanın yapılması doğru
olmaz. Böyle bölgelerde şiddetli donlar geçtikten sonra kış
budaması yapılmalıdır.
3.2. Yaz
budama zamanı
Yaz boyunca meyve ağaçlarında sürgünlerin seyreltilmeleri,
uç alma, bükme, eğme, dalların bağlanmaları, açıların
genişletilmeleri veya daraltılmaları gibi yapılan işlemlerin
tümüne yaz budaması denir.
Meyve
ağaçlarında, yaz budaması ilkbahar gelişme periyodu
geçtikten ve yaz gelişme periyodu içerisinde sürgünler
odunsulaşmaya başladıktan sonra yapılabilir. Genellikle
ağaçlar üzerinde şekli bozan, büyümeleri istenmeyen
gelişmeleri ana dalların zararına olan dallar kesilerek
çıkartılabilir yada eğilip bükülebilir. Bazı dallar da
açıları genişletilerek gelişmeleri sınırlanabilir.
Yaz
budaması özellikle meyve ağaçlarının şekillendirme
yıllarında yapılması gerekli olan önemli bir teknik
işlemdir. Meyve tür ve çeşidine göre değişmekle birlikte 4-6
yıl içerisinde uygulanan terbiye sisteminin gerektirdiği taç
yapısı oluşturulmalıdır. Şekillendirme devresi dediğimiz bu
ilk 4-6 yıl içerisinde yaz budaması ile; ileriki yıllarda
ağır meyve yükünü taşıyacak olan ana dalları seçmek, dik
büyüyen dalların açısını genişletmek, ölü göz oluşturan ve
dallanma problemi olan ağaçlarda uç alma yapmak, iç
kısımlarda gölgeleme sağlayarak meyve renginin gelişimini
engelleyen obur dalları çıkarmak, gövde üzerinde taçlanmanın
başladığı noktanın altında kalan sürgünler ile dip
sürgünlerini temizlemek gibi işlemler yapılabilmektedir.
Yaz budaması yaparken meyve/yaprak oranına dikkat
edilmelidir. Ağaç üzerinde meyveleri besleyecek oranda
yaprak alanı mutlaka bırakılmalıdır. Aksi takdirde
meyvelerin, küçük ve kalitesiz olması, güneş yanığından
zararlanmaları kaçınılmazdır.
4.
BUDAMA ARAÇLARININ DEZENFEKSİYONU
Ağaçları
budamadan önce dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan
biri de malzemelerin temizliğidir.
Budama
yaparken kullandığımız aletler eğer dezenfekte edilmezse
ağaçtan ağaca, bahçeden bahçeye hastalıkların bulaşmasına
neden olabilirler. Çok basit yöntemlerle budama aletlerinin
dezenfeksiyonu sağlanabilmektedir. Piyasa da ticari olarak
satılan çamaşır suları bu iş için kullanılan en pratik
solüsyondur. Çamaşır suyunun bir kısımına karşılık 5 kısım
su katılarak oluşturulan solüsyonla gayet sağlıklı bir
dezenfeksiyon sağlanabilir. Bu karışımla budamada
kullandığımız makaslar, testereler vb. bir bahçeden diğerine
geçerken veya hastalıklı olduğundan şüphelendiğimiz
ağaçların budanmasından sonra temizlenmesi gerekir. Böylece
hastalıkların diğer ağaçlara ve bölgelere bulaşması önlenmiş
olacaktır.

Resim
1 .
Budama aletlerinin temizlenmesinde kullanılan çamaşır suyu.
5.
BUDAMANIN TEMEL PRENSİPLERİ
Budamanın bir bilim dalı olduğu ve mutlak uyulması gereken
kurallarının olduğu baştan kabul edilmelidir. Bu bölümde
genel budama prensipleri ve gerekçelerinden bahsedilecektir.
Buradaki prensiplerin genel anlamda pratik hale dönüşmesi
ise yıldan yıla yapılan budamalar ile tecrübe kazanan
kişilerin becerisine bağlıdır. Bilgiyi, deneyimi ve
uygulamaya aktarmayı bir bütün halinde birleştirebilen ve
ağacı okuyabilenler budamada başarılı olmaktadırlar.
a.
Şekillendirme devresinde budama işlemleri odun dallarına
uygulanmalı, zorunlu olmadıkça meyve dallarına
dokunulmamalıdır.
Böylece
meyve ağaçlarına iyi bir şekil verileceği gibi erken meyveye
yatması sağlanır. Aksi işlemlerde ise düzensiz
şekillenmelere ve ağaçlarını gençlik kısırlığı döneminin
uzamasına neden olunur.
b.
Budanacak olan ağaç toplu incelenmeli ve her dal ayrı ayrı
ele alınmalıdır.
c.
Gövde
üzerinde tacı oluşturan ana dallar aynı yükseklikte ve eşit
kuvvette olmalı, merkezi eksen etrafında eşit açılarla
dağıtılmalıdır.

Şekil
1.
Yan
dalların üstten görünümü.
Şekil
1’de lider etrafında ana dalların dağılımı görülmektedir.
Doğru taç oluşumunda gelişme kuvvetleri aynı ve lider
etrafında eşit açılarla dağılmış beş adet dal seçilmiş,
böylece çok ideal bir kat oluşturmuştur. Yanlış olan taç
oluşumunda ise yan dallar çok sık olduğu için birbirini
gölgeleyeceğinden ve kültürel işlemleri, özellikle de
ilaçlamayı zorlaştıracağından ideal bir taç
oluşturulamamıştır.
d.
Ana
dalların gövde ile yaptıkları açılar 45-60o
olmalıdır. Dar açılı olan dalların direnci zayıf olduğu için
çabuk kırılır.

Şekil
2.
Dalların farklı açılara tepkileri.
Şekil
2’de görüldüğü gibi bir dalı dik olarak bıraktığımızda, o
dalda vegetatif gelişme çok kuvvetli olur ve meyveye geç
yatar. Yere paralel olarak gelişen dallarda bol miktarda ve
kalitesiz meyve oluşur ve vegetatif gelişme de zayıf kalır.
Fakat 45-60 o lik bir açı ile gelişen dallarda
vegetatif ve generatif faaliyet dengeli olmaktadır.
e.
Ne kadar
dik büyüme o kadar az ve geç meyvelenme, ne kadar yayvan
büyüme o kadar erken ve çok meyvelenme olur.

Resim
2.
Dik büyüme (solda) Yayvan büyüme (sağda).
f.
Yardımcı
dal oluşumuna özen gösterilmelidir.
Yardımcı
dallar ana dallar üzerinde mümkün olduğu kadar eşit
uzaklıkta ve aynı yönde bırakılmalıdır. Ayrıca ana dallar
ile yardımcı dallar arasında vegetatif gelişme bakımından
rekabet olmamalıdır ve şekil bakımından düzenli
gelişmelerini sağlayabilmek için yardımcı dallar, ana
dalların büyüme noktasından 15-25 cm. daha aşağıda
seçilmelidir. Ayrıca ana dallar ile yardımcı dallar arasında
45o lik açı olmasına dikkat etmek
gerekir.
g.
Dalları
kısa kesmek vegetatif gelişmeyi, hiç kesmemek ya da uzun
bırakmak da generatif faaliyetleri teşvik eder.
Bir dalı
keserek kısaltmış olunduğu sanılmamalıdır. Büyüme döneminde
kesim şiddetiyle doğru orantılı olarak kesim noktasının
altından sürgün büyümesi olacağı unutulmamalıdır.

Şekil 3.
Tepe
kesiminin şiddeti.
h.
Aynı
noktadan yan yana büyüyen aynı kuvvette dalların gelişmesine
izin verilmemeli, geniş açılı dal bırakılarak dar açılı olan
çıkarılmalıdır.
Özellikle lidere rakip olacak şekilde bir çatallaşmaya izin
verilmemelidir. Uygun olan lider olarak seçildikten sonra
diğeri dipten çıkarılmalıdır.

Resim
3.
Lider dalda çatal oluşumu.
Lider üzerinde aynı noktadan çıkan ana dallardan
biri de mutlaka çıkarılmalıdır. Tercihen geniş açılı olan
dal bırakılır, dar açılı olan çıkarılmalıdır.
ı.
Meyve
ağaçlarında türler ve çeşitler arasında gelişme bakımından,
oluşturdukları dal ve dalcık sayıları bakımından ve çiçek
tomurcuklarını oluşturdukları yerler bakımından farklılıklar
bulunmaktadır.
Bu
sebeple türler ve çeşitler ayrı ayrı incelenmelidir. Aşağıda
gelişme karakterleri birbirinden farklı 4 adet elma çeşidi
görülmektedir.
Resim 4
’de sol taraftaki Imparatore elma çeşidi ölü göz oluşturma
ve dalların uç kısımlarında meyve verme eğilimli bir
çeşittir. Dal ve dalcık oluşumunu arttırmak için biraz daha
sert budama istemektedir. Ayrıca yaz budaması ihmal
edilmemelidir.
Resim
4’de sağ tarafta Jonafree elma çeşidi görülmektedir. Bu
çeşitte de dallar durgun budama esnasında uzun bırakıldığı
takdirde ölü göz oluşturmaktadır. Aynı şekilde dalları kısa
bırakmalı, mutlaka dal açıları genişletilmeli ve yaz
budaması ihmal edilmemelidir.

Resim
4. “Imparatore”
(solda) ve “Jonafree” (sağda) elma ağaçlarının gelişme
karakterleri.
Resim
5’de sol taraftaki Redfree elma çeşidi yayvan gelişmesine
rağmen ölü göz oluşturmaktadır.

Resim
5.
“Redfree” (solda) ve “S.Early Stripe” (sağda) elma
ağaçlarının gelişime karakterleri.
Resim
5’de sağ tarafta spur gelişme karakterindeki S.Early Stripe
elma çeşidi görülmektedir. Spur çeşitler genel itibariyle
ana dallar ve gövde üzerindeki spurlar üzerinde meyve
meydana getirirler. Budama esnasında yardımcı dal oluşumu
sağlamak için ana dallar üzerinde tepe kesimi yapılmalıdır.
j.
Bir
kesim yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar vardır.
Şekil
4.
Seyreltme kesimi (solda), Göz üzerinden kesim (sağda)
Genellikle budamacılar kesim noktalarını doğru olarak tespit
etseler bile kesim hataları yapmaktadırlar. Tepe kesimi
yaparken dışa bakan bir göz üzerinden ve meyilli bir kesim
yapılır. Böyle bir kesimi göze zarar vermeden yapmak
önemlidir.
Eğer
seyreltme kesimi yapılacaksa, çıkarılacak olan dalın gövde
ile birleştiği yerde besin maddelerinin depolandığı
şişkinliğin hemen üzerinden kesmek gerekmektedir. Böylece
kesim noktasında oluşan yara yeri daha çabuk kapanmaktadır.
k.
Kesim
noktasında “Tırnak” bırakmamaya özen gösterilmelidir.
Çünkü
tırnaklı kesimler kolay kapanmadığı için bu noktadan aşağı
doğru kurumalar olmakta ve kapanmayan yara yerleri hastalık
ve zararlıların ağaca girişini kolaylaştırmaktadır.

Resim 6.
Tırnaklı kesim
l.
Budamanın bir ışık yönetimi olduğu unutulmamalıdır.
Budamada
en önemli noktalardan birisi de ağacın dengesini bozmamak
şartıyla iç kısımlara mümkün olduğu kadar fazla ışık
girmesini sağlamaktır.


Bunu
sağlamanın yollarından birisi de bodur anaç kullanmaktır.
Bodur anaçlar daha küçük bir taç hacmi oluşturduğundan
toplam taç hacmi içerisinde gölgelenen alan da daha az
olmaktadır.
Örneğin
3 m. büyüklüğünde bir ağaçta gölgelenen alan % 1,6 iken 6,5
m büyüklüğünde bir ağaçta % 24,4 tür. Ağaç şekli de ağacın
güneş ışığın faydalanmasını etkilemektedir. Koni şeklindeki
ağaçlar güneşten en iyi faydalanma sağlamaktadır.
6.
BAZI BUDAMA TEKNİKLERİ
a-Ağacın
bir yanında dal oluşmadığı durumlarda.
Böyle
bir durumda, dal çevresinin 1/3’ü kadarlık kısmı bir gözün 1
cm. kadar üzerinden kabuk boyunca odun kısmına kadar halka
şeklinde kesilir. Bu uygulama genellikle çentiğin altındaki
tomurcuğun sürmesini sağlar (Resim 7). Bu uygulama
çiçeklenme başlangıcından 3-4 hafta önce yapılabilir. Kesim
işleminin yeterli derinlikte, kabuk tabakası boyunca
olmasına dikkat edilmelidir.

Resim
7.
Göz
üzerinden kabuğun çizilmesi.
Bazı
meyve tür ve çeşitlerinde ağaçlar ilk yıllarda terbiye
edilirken uygun olan taç yapısını oluşturmak için istenilen
dallar teşekkül etmemektedir. Bu gibi durumlarla
karşılaşıldığında üreticiler istenilen noktadan dal çıkarmak
için bu tekniğe baş vurabilirler.
b.
Bir
sürgünün, çok kuvvetli veya yaşlanmış olduğu veya mekanik
etkilerle zararlanmış
olduğu için çıkarılması gerekebilir. Eğer aynı noktadan
tekrar bir sürgün çıkması isteniyorsa “Üçgen kesim” tekniği
uygulanmalıdır.
İlk
yıllarda ağaca verilen şeklin, ağacın tam verim çağında çok
önemli olduğundan daha önceki konularda bahsedilmişti. Fakat
üreticiler ne kadar dikkat ederlerse etsinler bazen çeşidin
gelişme karakterinden kaynaklanan sorunlarla
karşılaşabilirler. Bu sorunlardan biri de geniş açılı
dalların seçilmesi ve oluşturulması sırasında ortaya çıkar.
Örneğin Granny Smith elma çeşidi çok dik gelişen bir
çeşittir. İlk 4-5 yıl ağaçlara uygulanan dal açma işlemleri
çok önemlidir. Fakat ağaç üzerinde bazı dallar istenilen
noktadan çıkmasına rağmen açısı genişletilememekte ve
zorlandığında ise kırılmaktadır. Böyle bir durumda Üçgen
kesim yapılabilir. Üçgen kesim sonucu hem aynı noktadan
tekrar dal çıkışı sağlanır hem de çıkan dal geniş açılı
olur.

Resim
18.
Üçgen
kesim uygulaması.
7.
MEYVE AĞAÇLARINDA GÖZLER VE DALLAR
Budama
ile ağaç üzerindeki istenmeyen ve şekil bozukluğu meydana
getiren dallar çıkarılmaktadır. Ayrıca ağaç üzerindeki meyve
gözleri ve dalları budamanın şiddetini etkilemektedir.
Budama yapan bir üreticinin ağaç üzerinde hangi dalın meyve
dalı hangi dalın odun dalı olduğunu ayrıca ilkbaharda
gelişme periyodu başladığı zaman bir gözden çiçek mi, sürgün
mü, yaprak mı çıkacağını bilmesi gerekir. Bu sebeple kısaca
gözlerden ve dallardan bahsetmekte fayda vardır.
7.1.
Elmada Gözler ve Dallar
1.Gözler:
Gözler,
etrafı tüy ve pullarla çevrilerek dış etkenlerden korunmuş
büyüme noktalarıdır. Meyve ağaçlarında dal, yaprak ve
çiçekleri oluştururlar. Yaprak, sürgün ve çiçek gözleri
olarak ayrılabilirler.
Yaprak gözleri,
basık, üçgen yada hafif kabarık, sivri, oval şekillerde
olabilir. Elmada bir yıl önceki sürgünün yaprak
koltuklarında oluşur. Sürgün gözleri, büyüme
noktalarında olduğu gibi odun dallarının uzun ekseni
üzerinde de oluşur. Çiçek gözleri, meyve dallarında
bulunur. İri, yuvarlak, kabarık veya oval olabilir. Elmada
çiçek ve yaprakları oluşturur.
2.
Dallar:
Yumuşak Çekirdekli Meyve Ağaçlarında Meyve Dalları:
1-Topuz:
Boğum
araları birbirine çok yakın olan meyve dalıdır. Boyları 1-2
mm. den 8 cm. e kadar değişebilir.Genellikle odun gözleriyle
son bulur. İlk oluştukları yıl içerisinde topuzların
üzerinde rozet şeklinde 2-5 adet küçük yaprak vardır. Çeşit
özelliğine ve bakım beslemeye bağlı olarak 1-10 yılda meyve
gözüne döner.
2-Lamburt:
Topuzların uçlarındaki odun gözünün meyve gözüne
dönüşmesiyle oluşur. 2-3 ya da daha yaşlı dallar üzerinde
bulunur.
3-Kese:
Yedek besin maddelerinin depo edildikleri dallardır.
Topuzların uç kısımlarında oluşur. Üzerinde topuz, lamburt
ve kargılar bulunabilir. Meyveler, keseler büyükse büyük,
küçükse küçük olur.
4-Kargı:
5-20 cm. uzunluğundaki meyve dallarıdır. Üzerinde meyve gözü
bulunanlar taçlı kargıdır. Kargıların ucunda bazen odun
gözlerine bazen de bazı armutlarda dikenlere rastlanabilir.
Bunların meyve gözüne dönüşmesi 1-10 yılda olur. Kargıların
üzerindeki odun gözleri de zamanla topuz ve lamburtlara
dönüşebilir.
5-Dalcık:
Kargı ile odun dalı arasında bir meyve dalıdır, meyve gözü
ile sonuçlanır. Budamada zorunluluk olmadıkça
dokunulmamalıdır. Meyve ağaçlarının ilk yıllarında taç
yapısını oluşturmak için dalcıkların ucundaki meyve gözleri
alınmalıdır.

Resim 9.
Topuzlar
üzerinde çiçeklerin oluşumu.
Resim 10.
Dalcık üzerinde çiçek oluşumu.
6-Çıtanak:
Topuz, lamburt, kese ve kargıların bir arada olmasıyla
oluşur. Daha çok yaşlı ağaçlarda görülür. Ağaçta fazla
miktarda bulunması ağacın yaşlanmasına işarettir.
Gençleştirme budaması sırasında bunların bir kısmı
çıkarılmalıdır.

Resim
11.
M9 üzerine aşılı 9 yaşındaki Starking Delicious elma
çeşidinde meyve gözlerinin görünümü.
7.2.Şeftali’de Gözler ve Dallar:
1-Dallar:
a-
Obur
dallar:
Ağacın yaşlı kısımlarından çıkan, kuvvetli büyüyen, boğum
araları uzun, gevşek dokulu çiçek gözü yapmayan dallardır.
Budama sırasında çıkarılmalıdır.
b-
Odun
dalları:
Ağacın iskeletini kuran dallardır. Boğum araları uzun
olmakla birlikte obur dallardaki kadar uzun değildir.
Üzerlerinde odun gözleri vardır.
c-
İyi
Meyve Dalları:
Bu dallarda dal boyunca değişik aralıklarla üçer göz vardır.
Bu gözlerden ortadaki ince ve sivri olanı odun gözüdür.
Diğer iki göz ise çiçek gözüdür. Bu gözler uyandığı zaman
her bir göz grubunda hem çiçek hemde sürgün oluşur.
Vegetatif ve generatif faaliyet bu dallarda dengeli olduğu
için iyi meyve dalı denir.

d-
Kötü Meyve Dalları: Bu dallarda dal boyunca ve değişik
aralıklarla birer çiçek gözü vardır. Yalnız tepedeki göz
odun gözüdür. Beslenme şartlarının kötü olması nedeniyle bu
dallar az meyve verir, meyvenin kalitesi de iyi olmaz.
e-
Karışık
Meyve Dalları:
İyi meyve dalları ile kötü meyve dalları arasındadır. Böyle
dallarda üçlü gözler tek tek odun ve meyve gözleri şeklinde
yer almaktadır.
f-
Buket
Dalları:Şeftalide
bu tip dallara çok rastlanmaz. Daha çok tacın uygun olmayan
yerlerinde teşekkül eder.
2-Gözler:
a-
Odun
Gözleri:
Meyve gözlerine göre daha ince ve küçüktür. Üzerleri bol
tüylüdür. Açıldıklarında bunlardan sürgün veya yapraklar
meydana gelir.
b-
Meyve
Gözleri:
İri, uzunca, yuvarlak, dolgun gözlerdir. Üzerleri sık
tüylüdür. Genellikle her gözde bir çiçek bulunur. Yaprak
yeri bulunmaz. Meyve gözleri tek tek veya bir kaçı bir arada
bulunur. Meyve gözleri odun gözlerine göre daha erken sürer.
7.3.
Kiraz ve Vişne’de Gözler ve Dallar:
1.Dallar:
Kirazda
dallar düzgün ve boğum araları uzundur. Dalcıkların dip
tarafında çiçek, uca doğru yaprak gözleri bulunur. Buketler
çoğunlukla ikinci yıl teşekkül eder. Sürgün ucu bir odun
gözü ile biter.
Vişnelerde dalcıklar genellikle kirazlara göre daha ince ve
yay gibi olup sarkıktır. Üzerlerinde çiçek vardır ve
uçlarında sürgün gözü bulunur. Kirazlara göre daha çok buket
dalları meydana gelir ve buketler genelde ikinci yıl
teşekkül eder. Daha yaşlı dallar üzerinde de buket dalları
meydana gelir. Çok dalcık teşekkül ettiği için ağacın tacı
çalımsı görünür.
2.Gözler:
a-
Odun Gözleri: Meyve gözlerine göre daha ince ve
küçüktür. Sürgün ucunda veya dalcığın uca yakın kısmında
meydana gelir.
b-
Meyve Gözleri: Odun gözlerine göre daha iri ve
dolguncadır. Dalcıklarda yan gözler halinde bulunur. Buket
dallarında ise ortada bir sürgün gözü bunun etrafında meyve
gözleri sıralanır.

Resim 13.
iki yaşlı kiraz dalı üzerindeki meyve gözleri
8.
BUDAMA YARALARINA YAPILACAK İŞLEMLER
Budama
işlemlerinin büyük bir kısmını, özellikle de kış
budamalarını, kesimler oluşturmaktadır. Kesim noktasında
oluşturulan yaranın iyileşmesini ağacın kuvveti, bakım ve
besleme şartları, kesilen dalın kalınlığı gibi bir çok
faktör etkiler.
Kuvvetli
gelişen ağaçlar zayıf gelişenlere göre yarayı daha çabuk
kapatırlar. Yaralara, macun veya diğer dezenfektanlardan
biri ile muamele edilmelidir. İyi kesilmiş ve çabuk kapanan
5 cm. den küçük yaralara macun sürmek gerekmeyebilir.
Yaralara
sürülecek macun şöyle hazırlanır; 200 g. iç yağı eritilir.
Daha sonra 200 g. balmumu, 200 g. reçine ve 100 g. zift
katılır. Hazırlanan eriyik ateşten indirilir. 45 oC’ye
gelince kadar içine yavaş yavaş alkol karıştırılır. Kabarma
başlayınca alkol karıştırma işlemine son verilir.
Hazırlanan macun soğumadan kavanozlara doldurulur.
Gerektiğinde kullanıma hazırdır.
9.
BUDAMA ARTIKLARINA YAPILACAK İŞLEMLER
Budama
artıkları, hastalık ve zararlılar için uygun kışlama yerleri
olduğundan gelecek senenin enfeksiyon kaynağını
oluşturmaktadır. Bahçedeki budama artıklarının ve
yaprakların toplanıp yakılması gelecek senenin hastalık ve
zararlı yönünden enfeksiyon kaynağının azalmasına neden
olacaktır. Örneğin, elma yetiştiriciliği için önemli bir
zararlı olan elma iç kurdu olgun larvaları, yazıcı böcekler,
kırmızı örümcek erginleri vs. kışı, budama artıkları,
dökülen yaprakların alt kısımları vb. ortamlarda
geçirirler.
10.
TERBİYE SİSTEMLERİ
Ülkemizde meyve yetiştiriciliği son yıllara kadar tamamen
klasik usuller dediğimiz yöntemlerle yapılmakta idi.
Özellikle son yıllarda meyvecilik alanında kaydedilen
ilerlemeler babadan kalma yöntemlerle üretim yapmanın çok
karlı olmadığını, sadece aile ihtiyaçlarını karşılamakla
sınırlı kaldığını gözler önüne sermiştir. Üreticilerin
yıldan yıla artan modern meyve bahçesi kurma istek ve
hevesleri Ülkemizde meyvecilik alanında bir dönüm noktasına
yaklaşıldığının göstergesidir. Özellikle son yıllarda
kullanımı artan tam bodur anaçlar sayesinde ise yoğun
meyvecilik kavramı oluşmuş, meyve yetiştiriciliğinin
amaçlarına ulaşma yolunda önemli mesafe kat edilmiştir.
Bilindiği gibi meyve yetiştiriciliğinde amaç;
-
Her yıl
ve düzenli ürün elde etmek,
-
Dikimin
ilk yıllarında verime yatmalarını sağlamak,
-
Birim
alandan daha fazla ürün elde etmek,
-
Budama
ve meyve seyreltmesi gibi kültürel işlemlerin daha kolay ve
ekonomik yapılabilmesini sağlamak,
-
Hastalık
ve zararlılarla kolay, ucuz ve daha etkin bir şekilde
mücadele etmek,
-
İnsan
gücü ve üretim giderlerinin azaltılıp kaliteli, bir örnek
ürün elde ederek pazarlanan meyve oranını arttırmaktır.
Bu
amaçlara ulaşmak için uygun bir bahçe tesisi yanında modern
meyveciliğin gerektirdiği kültürel işlemlerin tamamını
uygulamak gereklidir. Bu gereklerden biri de hiç şüphe yok
ki budama ve terbiye işlemleridir. İlk yıllarda ağaca uygun
terbiye sisteminin seçilmesi ve uygulanması, ilerleyen
yıllarda da optimum verimi almak için periyodik olarak
yapılan verim budamaları ağaç için hayati öneme sahiptir.
Bu
başlık altında meyve tür ve çeşitlerine göre değişen 3
farklı terbiye sistemi ayrıntılı olarak incelenecektir.
10.1.
Merkezi Lider Terbiye Sistemi
Merkezi
lider terbiye sistemi destek sistemi kullanılmadan serbest
olarak ayakta durabilen elma ağaçlarında (MM 106, MM 111, M
109 ve çöğür anaçlı) ve kiraz ağaçlarında çok rahatlıkla
uygulanabilen bir terbiye sistemidir.
Avrupa
grubu erikler (Stanley, President, Angeleno gibi) daha çok
dik ve dik yayvan geliştiklerinden bunlara da merkezi lider
terbiye sistemi uygulanmaktadır.
Ayrıca
çok önemli olan konulardan biri de kiraz ağaçlarında
budamadır. Kiraz, yıllardır budanmadan yetiştiriciliği
yapılan bir meyve türü olarak bilinmeydi. Fakat son yıllarda
yapılan araştırmalar, kiraz ağaçlarının budanmasında
herhangi bir sakınca olmadığını, yıldan yıla yapılan ılımlı
budamalara çok iyi tepki verdiğini ve ilk yıllardaki terbiye
işlemlerinin meyve verim ve kalitesini arttırdığını
göstermiştir.
10.1.1.
Verilebilecek Sıra Arası ve Sıra Üzeri Mesafeler
Dikim mesafeleri anacın kuvvetine, üzerine aşılı olan
çeşidin kuvvetine, toprak yapısına, ilaçlamada ve toprak
işlemede kullanılan aletin iş genişliğine vb. göre
değişmektedir. Düzenli olarak ağaçlara budama yapılması ve
uygulanan terbiye sistemi dikim mesafesinin belirlenmesinde
direk etkili olmaktadır. Bu sebeple yetiştiricilere bir
fikir vermesi açısından bazı meyve türlerinde
uygulanabilecek dikim mesafeleri verilmiştir.
Tablo 1.
Bazı anaçların önerilen dikim aralık ve mesafeleri
|
Meyve Türü |
Anaç |
Çeşit |
Sıra Arası X Sıra Üzeri Mesafe |
|
Elma |
MM 106 |
Golden Delicious |
4 x 3 |
|
Elma |
MM 111 |
Golden Delicious |
5 x 4 |
|
Elma |
Çöğür |
Golden Delicious |
7 x 7 |
|
Kiraz |
Kuş Kirazı |
0900 Ziraat |
|
|
Kiraz |
İdris |
0900 Ziraat |
|
|
Erik |
|
|
|
|
Erik |
|
|
|
10.1.2.
Fidanların Dikimi ve İlk Gelişme Yılı

Şekil
6.
Dikim budaması
Dikim, sonbaharda ağaçların yaprak dökümünden ilkbaharda
gözler uyanıncaya kadar olan sürede yapılabilir.
Dikilecek olan fidanların sağlıklı, ortalama olarak 1,5 cm.
çapında ve 1-1,5 m. uzunluğunda olmasına dikkat edilmelidir.
Aşırı kalın fidanların iyi fidan olduğu görüşü çok yanlış
bir görüştür.
Meyve bahçesinde dikilecek fidan dallı veya kamçı şeklinde
dalsız olabilir. Dikim sistemine göre açılan çukurlara, aşı
noktası toprak yüzeyinin 5-10 cm yukarısında olacak şekilde
fidanlar dikilir. Eğer fidan kamçı şeklinde dalsız fidan ise
dikimden sonra 75 cm. den tepesi vurulur.
Dikimi
takip eden ilkbahar gelişme periyodunda kesim noktasının
altındaki gözler sürmeye başlayacaktır. Bu devrede ağaçların
şekillendirilmesine başlanılır.
Haziran
ayının başı-ortasından itibaren sürgünler yaklaşık 7,5-10 cm
olunca yaz budaması yapılabilir. İlk iş olarak dik büyüyen
fidanın en üstündeki sürgün lider olarak seçilir.
Özellikle dar açıyla çıkan dallar dal açıcılarla (kürdan,
mandal, kamış vs.) genişletilmelidir. Dalsız bir fidan
dikildiğinde yaz aylarında oluşan sürgünlerden 3-6 adet ana
dal seçilir, tercihen 5 adet olmalıdır. Seçilen ana dalların
gövde üzerinde eşit açı ve mesafelerle dağıtılması,
ilerleyen yıllarda birbirini gölgelememesi açısından
önemlidir. Gövde üzerinde ana dallar arasında yaklaşık
olarak 7,5-20 cm. lik bir mesafe bulunmalıdır. Seçilen
dallar dışındaki yan sürgünler ve liderle rekabet eden
dallar dipten çıkartılır. Özellikle lider olarak seçilen en
üstteki dalın altındaki 1-2 sürgün çok kuvvetli ve dik
büyümektedir. Bu dallara dokunulmadan bırakılırsa lider ile
aynı kuvvette gelişeceklerinden ilerleyen yıllarda problem
çıkarırlar. Bu sebeple mümkünse bu sürgünler ıslah edilmeli
(açısı genişletilerek), mümkün değilse dipten
çıkarılmalıdır. Böylece birinci kat oluşturulmuş olur. En
alt dal ile toprak yüzeyi mesafesi arası en az 45 cm
olmalıdır.

Resim
14.
Birinci gelişme sezonunda MM 106 anaçlı bir elma ağacının
görünümü.
10.1.3.
İkinci Yıl Budama ve Terbiye
Ağaçlar
yapraklarını döktükten sonra durgun dönemde birinci katı
oluşturan dalların en üstündekinin 50-60 cm yukarısından
liderin tepesi vurulmalıdır. Ana dallarda 1/3-1/4 oranında
bir tepe kesimi uygulanır. Ana dallar, liderden hem daha
aşağıda hem de daha ince olmalıdır.

Fidan
üzerinde istenilen bir dal oluşumu olmamışsa, yani 3 daldan
daha az dal varsa bu dallar dipten çıkarılır ve liderin
tepesi 75 cm. den tekrar kesilir.
İlkbahar
gelişme periyodunda da kesim noktalarının altındaki gözler
sürmeye başlar. Merkezi lider terbiye sisteminin esasını
“Katlar” oluşturmaktadır. Yani merkezi lider üzerinde alt
taraftan üst tarafa doğru azalan sayıda dallardan oluşan 3-4
adet kat oluşturulmalıdır.
Bu
amaçla birinci katın 50-60 cm üzerinde ikinci bir kat
oluşturulmalıdır. İkinci katı oluşturan ana dalların birinci
katı gölgelememesi için daha az sayıda ve daha kısa olması
gereklidir. Örneğin ilk katta 5 ana dal seçilmişse ikinci
katta 4 adet seçilmelidir. Hem 1. kattaki hem de 2. kattaki
ana dallardan dik gelişenlerin açıları gelişme periyodunda
genişletilmelidir.

10.1.4.
Üçüncü Yıl Budama ve Terbiye
Yeni
oluşturulan ikinci katın dalları birinci kattaki dallardan
daha kısa olmalıdır.Böylece alttaki dallar gölgelenmez. Ana
dalların uçları 1/3 oranında kısaltılmalıdır. Bu tip bir
budama ile piramit şekli elde edilir. Alt kattaki ana
dallar üzerinde oluşturulan yardımcı dallar aynı yönde
bırakılmalı, simetriye dikkat edilmelidir.
Ağaç
üzerinde mekanik etkilerle zararlanmış, kırılmış, hastalıklı
olan dallar varsa çıkarılır. Genel bir kural olarak çok ince
olan dallara dokunulmaz. Ağaç üzerinde gereğinden fazla
kesim yapmanın, fayda dan çok zarar getirdiği
unutulmamalıdır.

Resim
15.
İkinci yaşında budanmamış (solda) ve budanmış elma ağacı.
İlkbahar
gelişme periyodunda da önceki yıllarda yapılan işlemlere
devam edilmelidir.
10.1.5. Dördüncü Yıl Budama ve Terbiye
Geçmiş
yıllarda yapılan işlemlere devam edilir. Ağaçların şekil
verme işlemi 4 – 6 yılda tamamlanmalıdır. Fakat çok fazla
acele edilmemesinde de fayda vardır çünkü çeşitler arasında
gelişme bakımından farklılıklar bulunmaktadır ve istenilen
ağaç şekli her zaman kısa bir zamanda oluşturulamayabilir.
Ana
dallar üzerinde yardımcı dalların oluşabilmesi için her yıl
ana dallarda ve liderde 1/3 oranında tepe kesimi uygulanır.
Meyve türüne, çeşide, toprak ve iklim durumuna göre olgun
verim çağında bir ağaçta 3-4 kat bulunması gerekir. Örneğin
MM 106 anaçlı bir elma ağacında 3 kat ve 10-12 adet ana dal,
kuş kirazı anaçlı kiraz ağacında ise 3-4 kat ve 16-21 adet
ana dal idealdir.
10.1.6.
Verim Çağındaki Ağaçlarda Budama
İdeal
şekli ve yapısı oluştuktan sonra ağaçlara uygulanan budama
optimum verim almaya yöneliktir.
Ölü
dallar, hastalıklı ve kırılmış dallar seçilerek budanır. Dar
açılı ve dik büyüyen dallar, yaz budaması ile değil kış
budaması esnasında çıkarılır. Lider her yıl zayıf bir yan
dal üzerinden kesilerek yenisi ile değiştirilir.
Ana
dalların her biri ayrı ayrı ele alınarak budanır, bir birini
gölgeleyen ve yere değen dallar çıkarılır. Ağacın iç
kısımlarına maksimum ışığın girmesi sağlanmalıdır.
Komşu
ağacın ana dallarına değen dallar, çok uzun olan dallar da
zayıf bir dal üzerinden geriye kesim uygulanır.

Şekil
8:
Dikim
yılından verim çağına kadar ağaçların terbiyesi.

Resim
16.
Büyüme
sezonu sonunda MM106 anacı üzerine aşılı elma çeşitlerinde
merkezi lider terbiye sisteminin görünüşü.
10.2.
Goble Terbiye Sistemi
Meyve
yetiştiriciliğinde uzun yıllardır kullanılan bir terbiye
sistemidir. Özellikle gelişme karakterinin uygun olması
sebebiyle şeftali, Can ve japon grubu erikler, ayva ve bazı
armut çeşitlerinde çok rahatlıkla uygulanabilmektedir.
10.2.1. Dikim Yılı
Şeftali,
nektarin ve erik ağaçlarının terbiyesi ilk 3-4 yıl
içerisinde yapılmalıdır.
İstenilen ve önceden planlanmış olan dikim aralıklarına göre
dikilmiş olan fidanların tepeleri 45-50 cm. den kesilir.
Tepe kesiminin yapıldığı yükseklik ana dalların çıkış
noktasını belirlemektedir. Çok yüksek yapılan tepe kesimleri
hasat, budama ve seyreltme işlemlerini güçleştirmektedir.
Tepe kesim noktasının altındaki sürgünler, üzerinde 1-2 göz
kalacak şekilde budanır.
Takip
eden büyüme periyodunda ana dal olacak olan sürgünler
gelişmeye başlarlar. Tam verime yattığı zaman ağır meyve
yükünü taşıyacak olan dalların şekillendirilmesine ilk
yıllarda özen gösterilmelidir. Fidanların sağlıklı büyümesi
için budama ve terbiye işlemleri yanında diğer kültürel
işlemlerinde aksatılmadan yürütülmesi çok önemlidir. Gelişme
periyodu içerisinde sürgün uzunlukları 15-20 cm. olduğunda
fidanlarda şekillendirmeye başlanır. Fidanlar üzerinde
merkezden eşit açılarla dağılmış, birbirini gölgelemeyen 3-5
adet ana dal seçilir. Seçilen daların aynı noktadan
çıkmamasına özen gösterilmelidir. Bunun dışındaki dallar ya
dipten çıkarılır ya da eğilip bükülerek gelişmeden
alıkoyulur.
Tür ve
çeşide göre değişmekle birlikte bazı ağaçlar dik gelişme
eğilimindedir. Genel olarak şeftali ve nektarinler yayvan,
bazı erikler dik büyüme temayülündedir. Dik büyüyen bazı
erik çeşitlerinde sürgünler büyüme sezonunda zorla dışa
doğru çekilip eğilerek şekillendirilir. Dik gelişen dalların
yatay ile 30-45 derecelik açı yapacak şekilde açılarının
genişletilmesi gerekmektedir. Dallarda yapılan açı
genişletmeler ana dalların gövde ile bağlantısını
kuvvetlendirir, dalların gelişmesini zayıflatır, dallar
üzerinde meyve gözlerinin oluşumunu hızlandırır ve iç
kısımlara güneş ışığının nüfuzunu arttırır.
10.2.2. İkinci Yıl
Kış
sezonunda bölgenin iklim durumuna göre sert kış soğukları
geçtikten sonra budama yapılır. Fakat meyve tür ve çeşidine
göre budama istekleri farklı olmaktadır.
Şeftali
ve nektarin ağaçlarının çatısını oluşturacak ana dallar
istenen yükseklikte yardımcı dalları meydana getirmesi için
tepeden budanırlar. Bu budamalar yaklaşık olarak çatal
yerinden 50-90 cm. yukarıdan yapılır.
Erik ağaçları çoğunlukla dik gelişmektedirler. Birinci
büyüme sezonunun sonunda seçilen ana dalların tepeleri
durgun dönemde (kış dönemi) budanır. Ayrıca zararlanmış,
hastalıklı, gelişmesi ana dalların zararına olan, aşırı dik
büyüyen ve iç kısımlarda gölgeleme meydana getiren dallar
dipten çıkarılır.
Resim
17.
Erikte goble terbiye sistemi.
Takip eden gelişme döneminde ana dallar üzerindeki kesim
noktalarının altından yeni sürgünler sürmeye başlayacaktır.
Ana dallar üzerinde bu yeni sürgünlerden yardımcı dallar
seçilir. Yardımcı dallar, ağacın gelişme durumuna göre her
ana dal üzerinde 1-2 adet seçilmeli ve hepsi aynı yöne
bakmalıdır.
Dik
gelişen dalların açılarının genişletilmesine devam edilir.
10.2.3. Üçüncü Yıl
Durgun
dönemde ağaların şekillendirilmesine devam edilir. Bir
önceki dönemde seçilmiş olan yan dallar ile birlikte ana
dalların tepeleri budanır. Kış budaması esnasında çok dik
gelişen çeşitlerde iç kısımları açmak amacıyla ana dallarda
çelme yapılabilir.
Resim
18.
Şeftalide Goble terbiye sistemi
10.2.4. Daha sonraki yıllar:
4 yıllık
büyüme ve budamadan sonra bir ağacın çatal noktasından çıkan
3-4 ana dal ile toprak seviyesinden 100-130 cm. yukarıda 5-8
adet yardımcı dalı bulunur. Ağacın merkezi güneş ışığının
girmesi için açık tutulmalıdır.
Uygun bir taç hacmi oluşturan üreticiler bu
aşamadan sonra ağaçlarını optimum verim almak için budarlar.
Daha önce de anlatıldığı gibi her meyve tür ve çeşidinin
budama istekleri birbirinden farklıdır.
Şeftali ağaçları diğer meyve ağaçlarına göre daha sert
budanmak ister. Sebebi meyvelerin bir yaşlı dallar üzerinde
teşekkül etmesi ve normal bir ürün alınabilmesi için bir
yaşlı sürgünlerin yeterli ölçüde sağlanması zorunluluğudur.
Ağaç üzerindeki tüm meyve dalları her yıl kış budamasıyla
seyreltilmelidir. Geçen yıl teşekkül etmiş ve o yıl meyve
verecek olan dallar 2-8 göz üzerinden budanır. Ayrıca odun
dalları da ertesi yılın meyve verecek olan dallarını
oluşturmak için 2 göz üzerinden kesilir.
Erik ağaçlarında meyveler bir önceki yılda teşekkül eden
sürgünlerle daha yaşlı dallar üzerinde meydana gelir.
Şeftalideki gibi devamlı bir meyve budamasına ihtiyaç
yoktur. Budama daha çok dalların seyreltilmesi, kurularının
alınması, obur dalların çıkartılması şeklinde olur.
Periyodisite gösteren çeşitlerde sert budama gerekebilir.
Tek tek küçük dallarla uğraşılmayıp 1,5-2,5 cm. çapındaki
dallar alınarak budama yapılır.
Japon eriklerinde avrupa eriklerine göre daha fazla çiçek
tomurcuğu oluştuğundan bunlara daha sert budama
yapılmalıdır. Bu eriklerde buket dalı sayısı da fazla olduğu
için 3-4 yılda bir sert budama ile çok sayıda yeni
sürgünlerin oluşması sağlanmalıdır.
Bir çok
Japon eriği çeşidi, 1 yaşındaki dallar üzerinde de meyve
yaparlar. Japon ve Avrupa eriği ağaçlarında meyve veren kısa
dalcıklar 5-8 yıl yaşarlar. Fakat çoğu bunun ancak yarı
süresinde kaliteli ve iri meyve üretirler. Bu dalcıkları
bazılarının yenilenmesi için her yıl budamaları gerekli ise
de daha ziyade yeni büyümeler kesilip çarılır. Çeşide bağlı
olarak ağacın çevresinde yeni sürgünleri bırakıp eskilerini
budayarak meyve dallarının % 20-40’ ı yenilenir.
10.3.
Tam Bodur Bahçelerde Budama Ve Terbiye
Tam bodur meyve bahçesi, yoğun dikime imkan veren anaçlarla
kurulan ve ayakta durabilmesi için destek sistemine ihtiyaç
duyan anaçlar ile kurulan bahçelere denmektedir. Ülkemizde
bu tip bahçeler son yıllarda hızla artmaktadır. Ancak hala
toplam meyve bahçeleri içindeki payları oldukça düşüktür.
Bodur
meyve bahçelerinin hızla yaygınlaşmasında aşağıdaki
avantajlar etkili olmaktadır.
Bodur
meyve bahçesinde;
ü
Ağaçların tamamı yerden budanabildiğinden budama işgücü
standart çeşitlerin 1/4’ ü kadardır. Aynı zamanda arzu
edilen terbiye sistemini uygulamak daha kolaydır.
ü
Erken
yaşta meyveye yattıklarından yatırım masrafları ilk yıllarda
geriye dönmektedir,
ü
Sık
dikim yapıldığı için kuvvetli gelişen ağaçlardan oluşmuş
bahçelere göre döllemenin daha kolay olması nedeniyle, her
yıl ve düzenli ürün alınmaktadır.
ü
Dikimden
sonra hemen verim elde edilip ilk yıllarda kara
geçildiğinden değişen şartlar ve pazar isteklerine uyabilen
yeni tür ve çeşitler yetiştirilebilmektedir.
ü
Budama,
seyreltme ve hasat gibi kültürel işlemlerin yerden
yapılabilmesi nedeniyle üretim maliyetinde azalma ve
işgücünde tasarruf sağlanmaktadır.
ü
Meyve
verimi ve kalitenin yüksek olması yanında gölgelenme ortadan
kalktığı için iyi ve yeknesak bir renk oluşumu
gerçekleşmektedir.
Bu
faydalarının yanında bilinçsiz yapılan bir üretimin de
faydadan çok zarar getireceği de unutulmamalıdır. Meyve
yetiştiriciliğinde bodurluk sağlayan klon anaçlarının
kullanımını Türkiye’de daha yeni olduğu için kültürel
işlemler konusunda da üreticilerimiz tam ve yeterli bilgiye
sahip değillerdir. Özellikle budama ve terbiye konusundaki
yetersizlik önde gelen sorunlardan birisi olarak kendini
hissettirmektedir.
10.3.1. Kullanılan anaçlar
Tablo
2:
Tam bodur elma bahçelerinde kullanılabilen anaçlar.